reklam
pst.net
fipek

İnternet Ana Akım Medyayı Sarsabildi mi?

Medya baronları, alıştığımız medya organlarında karşımıza çıkmayı sürdürüyor. Televizyonlarda, gazetelerde ve radyo kuruluşlarında varlıklarını hissetmemek imkânsız gibi bir şey. Peki, çağımızın en önemli teknolojisi olan internet bu duruma ne gibi bir etki yaptı?

Yeni medya türleri içerisinde internet siteleri, ana akım medya patronlarının ve oligarşisinin ilk ilgisini çeken alan oldu elbette. Video oyunları, sesli iletişim programları ve bugünümüzün mobil uygulamaları ile zirveye çıkmak için oldukça hantal yapılardan söz ediyoruz sonuçta. Ancak yeni medya araçlarının tamamı internet ile iç içe. Dolayısıyla medyanın sermaye sahipleri sarsılacaksa tüm kollarında başarıdan muaf kalmış olmasını beklemek garip olmazdı sanırım.

Sarsmadı Dersek Haksızlık Olur

Dijital çağın, birçok noktada olduğu gibi burada da etkilerini gözlemlemek oldukça kolay. İnternet, kurumsal medya platformlarının dinamiklerini yeniden gözden geçirmelerine neden oluyor. Buna ayak uyduramayanlar, geç kalanlar ve önem vermeyenler ya piyasadan komple siliniyorlar ya da market hacimleri çok küçülüyor. Geçmiş yıllarda organizasyonunda internet ve sosyal medyaya öncelik tanımayan ve hatta buralarda yer almayı reddeden çeşitli ulusal yayınların, bugün bütün operasyonlarını internete taşıdıklarını görebiliyoruz.

Diğer bir yandan internet sadece medya dinamiklerini değiştirmekle kalmadı, yeni oluşumlar için büyük şansların oluşmasına da vesile oldu. Bugün çok daha düşük maliyetlerle, hatta sadece doğru zamanda harekete geçirilen fikirlerin sayesinde kurulan sitelerin ana akım medya organlarıyla rekabet edebildiklerini görebiliyoruz. Bu internet sitelerinin yüksek trafiklere ulaşabiliyor olmaları, sosyal medyada ses getirebiliyor olmaları elbette en başta ana akıma bir tokat olarak çarpmaktadır.

Büyük kanallar da buna karşı olan savaşlarında büyük hezimetler elbette yaşayabiliyorlar ve ister kabul edelim, isterseniz etmeyelim pastadaki payları, oranları gün geçtikçe biraz daha azalıyor. Mücadelede sırf bu nedenden ötürü, bazı televizyon kanallarının sosyal medya fenomenleriyle iş yaptığını görebiliyoruz.

Yatırımların Doğru Yapıldığını İnkâr Edemeyiz

Medya baronlarıyla ilgili, kuruluşlarla ilgili hepimizin ilk söyleyebileceği şey çok açık… Çok ama çok fazla paraya sahipler. Bu para, ister istemez doğru yönlendirilebiliyor. Bu yatırımlar ve atılımların sonucunda, ana akım medya gruplarının, dijital medyada da güçlü bir şekilde boy göstermesi gibi bir sonuç ortaya çıkıyor. Yani belki üzücü ama yeni medyanın, internet siteleri koluna baktığımızda büyük markaları ana akım medyadan tanıyor oluyoruz. Yani daha önce yazılı basında gündem belirleyici olarak karşımıza çıkan Hürriyet’i, bugün dijital medyada da güçlü siteler arasında görebiliyoruz. Kanal D’nin ünlü dış yapım dizileri, YouTube’un da çok izlenen videolarını oluşturuyor. Bu nedenle konvansiyonel medya, dijital olanın içerisinde de yuva kurdu ve yuvasını gün geçtikçe güçlendirdi.

Kısaca özetlemek gerekirse İnternet sarsıcı bir etki yaratmış olsa da, geleneksel medyada maddi güç elde eden markalar yıkılmadan ayakta kalmayı başardılar. Bu ayakta kalış, peşinden büyük trafikli internet sitelerini de getirdiği için burada da güç elde ettiler.

Peki, sizce bu büyük medya gruplarının geleceğinde neler göreceğiz? İşler daha kötüye mi, yoksa daha iyiye mi gidecek? Yorumlarda görüşelim.

Bu içeriğe tepkini gösterebilirsin! 👍

Bu içerik hakkında daha önce tepki gösterilmemiş. İlk tekpi göstererek yazarlarımıza geri bildirim verebilirsin.

Yorumunuz

Yorum yapmak için giriş yapın.

    Son Yorumlar

    Site Ayarları
    • Tema Seçeneği
    • Site Sesleri
    • Bildirimler
    • Özel Mesaj Al