wmaraci reklam

Siber Güvenlik Suçlarının Hukuki Boyutları

Her işimizi internette çözüyoruz.

Bu mecrada gizli bir şey yok. Her adımımız, işlemimiz kayıt altında.

Yaptığımız alışveriş. Sık görüştüğümüz kimseler. Profilini incelediğimiz kullanıcılar. Girdiğimiz siteler. Okuduğumuz haberler. İzlediğimiz videolar. Otel rezervasyonlarımız. Satın aldığımız kitaplar. Kredi kartı ile yaptığımız odalar. Uçak veya otobüs seferlerimiz vb. her şey kayıt altında ve bu verilerin korunması ilgili kimselere yükümlülük veriyor.

Hatırlayalım bir alış-veriş sitesinin “hacklendiği” haberlerini. Bir başkasının kişisel verileri satmasından dolayı yargılandığı bilgisini. Bunların her biri ayrı ayrı bizleri tehdit eden konular. İnternete yüklenen verilerin silinmesi mümkün değil.

Tıpkı halının altına süpürülen tozlar gibi bizim “verileri sildim” dememizin karşılığı…

Siber Güvenlik Nedir?

Siber güvenlik; kişisel bilgiler, hassas veriler, sağlık bilgileri, hükümet ve sektör bilgi sistemleri gibi tüm veri kategorilerini hırsızlık ve tehlikelerden korumak demek. Aynı zamanda büyüklüğü ne olursa olsun, verilerinizin ve irtibatlı olduğunuz (çalışan, müşteri, görevli vb.) kimselerin verilerinin korunmasına yardımcı olan sistemler bütününe verilen ad.

Siber güvenlik sistemleri; internet ağlarında, bu tabanla çalışan programlarda ve cihazlarda ve verileri siber saldırılardan muhafaza etmek için sunulan teknolojilerin adıdır. Ancak tüm tedbirlere rağmen bilgi teknolojisi güvenliği araçlarının saldırı altında olması mümkün. İşte bu bağlamda karşımıza bu konuda düzenlenmiş suçlar çıkar. Zira, önleyici her tedbir alınsa bile bazen suistimaller ve bazen de ihmaller bitmez.

Google Chrome  Flash Desteğini Resmen Kaldırıyor
İlginizi Çekebilir!

Google Chrome Flash Desteğini Resmen Kaldırıyor

Mayıs ayında yayınladığımız içerikte Google Chrome’un yakın zamanda Flash desteğini kaldırabileceğini duyurmuştuk. Bugün haber sitelerinin manşetlerinde yer alan ve Google kanadından resmen yapılan açıklamaya göre Google, Chrome...

Siber Güvenlik Suçları…

Birçok türü olan bu kavramın başlıca örnekleri şunlardır:

* Kişisel verilerin çalınması ve satılması * Siber gasp * Hacking (yetkisiz erişim) * İnternet dolandırıcılığı * Finans ve kart bilgilerinin çalınması * Kimlik dolandırıcılığı * Fidye yazılım saldırıları * Siber casusluk. * Kripto avcılığı (cryptojacking) * Haberleşme gizliliğini etkileme * Nitelikli hırsızlık bazılarıdır.

Şimdi Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenenlere değinmek istiyorum…

Salt Bilişim Suçları

Bilişim Sistemine Girme Suçu

TCK m.243

  • (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
  • (2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.
  • (3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
  • (4) Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Sistemi Engellemek, Bozmak, Verileri Yok Etmek veya Değiştirmek Suçu

TCK m. 244

  • (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • (2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
  • (3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
  • (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçu

TCK m. 245

  • (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
  • (2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
  • (3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
  • (4) Birinci fıkrada yer alan suçun; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
  • (5) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.

Yasak Cihaz veya Programlar Kullanma Suçu

Madde 245/A

(1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Bilişimle ilgili diğer suçlar…

Israrlı Takip Suçu Açısından

TCK m.123/A’da birinin ısrarlı bir şekilde takip edilmesi suç olarak düzenlenmiştir. Bir kimseyle temas kurmaya çalışarak, bu kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olmak suçtur. Ve faile e altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir. Bunun WhatsApp veya benzeri araçlar üzerinden veya sosyal medya üzerinden yapılması da bilişim sistemleri aracılığı ile bu suçun işlenmesini sağlar. Kişinin kullandığı bilgisayara müdahale etmek de bu maksatla yapılabilir.

Nitelikli Hırsızlık ve Dolandırıcılık Açısından

TCK 142 hırsızlık suçunun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle yapılması halinde suçun daha ağır bir ceza alacağı düzenlenmiştir. Aynı durum TCK m. 158 açısından da geçerlidir. Buna göre bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırması halinde kişiye verilecek ceza arttırılacaktır.

Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkân Sağlama Açısından,

TCK m. 228 kumar oynanması için yer ve imkân sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılacağını düzenlemiştir. Bunun bilişim sistemi ile sağlanması halinde suç bu şekilde işlenmiş olur.

Özel Hayata Dair Durumlar

Haberleşmenin Gizliliğini İhlal

TCK m.132’ye göre kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır. Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yine kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunacaktır. Buna göre haberleşme verilerinin, konuşmaların ve diğer kayıtların bilişim suretiyle ele geçirilmesinden sonra yayılması da bu kapsamda suç oluşturabilir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal

TCK m. 134’e göre kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılacaktır. Buna göre yapılan bir yayını alenileştirmek, bir görüntüyü alıp yaymak veya gizlice görüntü almak bilişim suçlarına dair eylemlere ek olarak değerlendirilmelidir. Burada dikkat edilen özel hayat kavramının içine nelerin girdiğidir. Buna göre; özel hayat kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bu nedenle, kamuya açık alanda bulunulması, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına rıza gösterildiği anlamına gelmez. Kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibi geçerli olup, kamuya açık alandaki kişinin, gün içerisinde yaptıkları, gittiği yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş bilgileri ya da onun başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemeyeceği, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyetleri özel hayat kapsamına dahildir; ancak, süreklilik içermeyen ve özel yaşam alanına dahil olmayan olay ve bilgiler ise bu kapsamda değerlendirilemez. Sonuç olarak, bir olay ya da bilginin, özel hayat kapsamına girip girmediği belirlenirken, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, rıza ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, içinde bulunduğu fiziki çevrenin özellikleri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler göz önüne alınmalıdır (Y12CD-K:2016/8242).

Kişisel Verilerin Kaydedilmesi

Kişisel veri kavramı, kanunda “kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi” şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre kişisel veri kavramının üç unsuru vardır: * kimliği belirli veya belirlenebilir olmalı, * gerçek kişiye dair olmalı, * buna ilişkin her türlü bilgi kapsar. Bir kişinin “kimliği belirli” kabul edilebilmesi, onun bir topluluk içerisindeyken bu topluluğun diğer üyelerinden ayırt edilebilmesini ifade eder. Kamera kayıtları, IP adresi, evin satış değeri, dernek üyeliği, taksi çağırırken elde edilen konum vb bilgiler buna örnektir.

TCK m.135’e göre, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.

TCK m.136’ya göre kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Suç duyurusu yaparken dikkat edilmesi gerekenler…

Şu hususlara dikkat ediniz;

  • 1. Bu suçlar kolluk ve savcılık tarafından nitelemesi güç suçlardır. Dilekçenizi az ve öz olarak yazmakta fayda var.
  • 2. Dilekçedeki suç nitelemesine dikkat etmekte fayda vardır. Bunun için suçları okuyup belirtmeniz iyi olacaktır.
  • 3. Ortada bir telefon numarası var ise bunun kime ait olduğunu veya sizde kayıtlı olduğu ismin kim olduğunu mutlaka dilekçeye yazın.
  • 4. Sosyal medya hesaplarındaki iletişim platformunda ise görüşmeler bunların linkini yazıp kolluk nezaretinde ekran görüntülerinin alınıp dosyaya konulmasını isteyin.
  • 5. Size bu suretle şantaj yapılıyorsa ses kaydı vb yola başvurmanız mümkündür.
  • 6. Dilekçeyi zaman kaybetmemek için savcılığa değil siber polise verin ve hemen delil muhafazası isteyin.
  • 7. E-noter uygulamasından tespit yapmanın mümkün olduğunu düşünün.
  • 8. Fail bulununca tazminat hakkınız olduğunu unutmayın.
  • 9. İçeriklerin yayılmamasını (müstehcen vb) engellenmek için ayrıca sulh ceza mahkemesine başvurmak mümkündür.
  • 10. Son olarak bu ihlalleri yapan tüzel kişi bile olsa bu şirket veya kurumlar da fail olabilir unutmayın.

Örnek Kararlar

YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ E. 2014/15082 K. 2015/1624

Sanıklar hakkında düzenlenen 07.09.2011 tarihli iddianamedeki anlatıma ve mahkemenin kabulüne göre; bir firmada müşteri temsilcisi olarak çalışan mağdur …’in evlilik işlemleri için izne ayrıldığı dönemde, iş yeri lojistik bölümü müdürü olan sanık … ve aynı birimde çalışan sanık Mehmet’in, mağdura ait MSN adresine izinsizce giriş yapıp, burada kayıtlı olan mağdurun elektronik iletilerini ele geçirerek, bu elektronik iletileri, mağdurun işten çıkarılmasına gerekçe olarak kullandıkları olayda, Sanıkların sübut bulan bilişim sistemindeki mağdura özel kısma girip, hakları olmadığı halde sistemde kalmaya devam etme eylemlerinin TCK’nın 243/1. maddesinde tanımlanan bilişim sistemine girme ve mağdura ait içeriği özel elektronik iletileri okuyup, tarafı olmadıkları haberleşme içeriklerini kaydetmeleri eylemlerinin TCK’nın 132/1. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarını oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek, sanık …hakkında TCK’nın 136/1. maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve sanık … hakkında TCK’nın 134/1. maddesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de: 1-) Uzlaşma kapsamında olan özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile ilgili olarak sanık … ve mağdur …’e uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmelerinin hukuki sonuçları anlatılıp, CMK’nın 254/1. maddesi uyarınca sanığın ve mağdurun bu yönde beyanları alındıktan sonra, sanık …’nın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi, 2-) Sanık …hakkında TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, 3. fıkraya aykırılık oluşturacak şekilde, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hak ve yetkileri kullanmak yönündeki yoksunluğuna, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından “koşullu salıverilme tarihine kadar”, diğer kişiler yönünden ise, “hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar” karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, BOZULMASINA, 02.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ E. 2014/12315 K. 2015/1153

Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıkla katılanın evli iken, çıkan anlaşmazlıklar sonucu aralarında görülen boşanma davası olduğu, dava devam ederken, sanığın, katılana ait facebook hesabına, katılanın şifresi ile girip, kendisi tarafından oluşturulan “…” isimli sahte facebook profilini, katılanın arkadaşları arasına kaydettiğinin iddia edildiği olayda, Başkasına ait facebook hesabına girerek, arkadaş hanesine bir başka kişiyi ekleme eyleminin sübutu halinde, haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunu değil, TCK’nın 243.maddesinde düzenlene bilişim sistemine girme suçunu oluşturacağı, ancak, dosya kapsamından katılanın soyut iddiası ve tarafların müşterek çocukları tanık ….’in görgüye dayalı olmayan beyanı dışında, sanığın katılanın facebook hesabına girdiğine yönelik maddi delil bulunmaması karşısında, sanığın atılı suçtan cezalandırılması için, suçun tereddüte yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesi gerekeceği, oluş şekli kuşkulu ve tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddiaların sanıkların aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, bu açıklamalara göre sanığın beraatine karar verilmesinde dosya kapsamı itibarıyla bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, beraate dair hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 26.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 12. CEZA DAİRESİ K. 2019/9756 K

Şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince; sanığın internet üzerinden tanışıp arkadaş olduğu mağdur ile baş başa yaptıkları cinsel içerikli sohbetleri, onun bilgisi ve rızası dahilinde kaydettikten sonra, mağdura, 2.000,00 - 2.500,00 TL parayı vermemesi halinde, bu kayıtları, yakınlarına gönderip, internette yayımlayacağı tehdidiyle şantajda bulunduğu ve istediği paranın kendisine verilmemesinin ardından mağdurun özel yaşam alanına ilişkin konuşmalarını internet ortamında başkalarına ifşa ettiği iddialarına konu olayda; sanığın kısmi ikrarı, kovuşturma evresinde düzenlenen 30.04.2015 tarihli bilirkişi raporu, mağdurun aşamalarda özde değişmeyen ve tanık anlatımlarıyla doğrulanan beyanları ile dosya kapsamına göre; sanığa yüklenen şantaj ve görüntü veya seslerin ifşa edilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarının sübut bulduğuna dair yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.


YARGITAY 8. CD., E. 2012/33557 K. 2013/25987 T. 01.11.2013

Oluşa, katılanın aşamalardaki anlatımlarına, sanığın da çalıştığı aile şirketine ait telefona bağlı internet hesabından katılana ait elektronik posta hesabına girildiğine ilişkin F1 şirketinden gelen yazı yanıtları ve kolluk araştırması sonuçlarına, katılanın 22.12.2010 tarihli dilekçesi ekinde ibraz ettiği fotoğraflara ve tüm dosya kapsamına göre; katılana ait elektronik posta ve facebook hesaplarının şifresini ele geçirerek bu adreslere giren, facebook hesabında yazışmalar yapan ve şifreyi değiştirmek suretiyle katılanın anılan hesaplara erişimini engelleyen sanığın, eylemine uyan TCK.nun 244/2. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle beraat hükmü kurulması, (BOZULMASINA), 01.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 8. CD., E. 2013/8489 K. 2014/11412 T. 5.5.2014

I- Dosya içinde sanığa ait olduğu ileri sürülen telefon hattına, katılanın kredi kartı bilgileri kullanılarak kontör yüklendiğine dair Adana Emniyet Müdürlüğü fezlekesinin üst yazısı dışında herhangi bir belge bulunmadığının anlaşılması karşısında; katılana ait kredi kartı bilgileriyle sanığa ait olduğu ileri sürülen telefon hattına kontör yüklenip yüklenmediği ve hangi tarih ve zaman diliminde yüklendiği, bu işlem sırasındaki internet bağlantısının hangi IP adresleri aracılığıyla yapıldığı ve bu IP adresleriyle sanığın ilgisi, sanığa ait olduğu ileri sürülen telefon hattı müracaatında alınan imzanın sanığa ait olup olmadığı ve katılanın kredi kartının kullanmasıyla ilgili diğer soruşturmaların akıbetleri araştırılıp tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı biçimde eksik araştırma ile hüküm kurulması,

II- Kabul ve uygulamaya göre de;

  • 1- Kredi kartının fiziki olarak kullanılmasının şart olmadığı, üzerindeki bilgiler kullanılmak suretiyle de fiziki kullanıma ilişkin sonuçların doğduğu cihetle; katılana ait kredi kartı bilgileri kullanılmak suretiyle alışveriş yapılmasından ibaret eylemin TCK.nun 245/1. maddesinde yazılı suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması,
  • 2- Kredi kartı bilgileri kullanılarak değişik zamanlarda harcama yapılıp
  • yapılmadığı araştırılmadan, yazılı biçimde cezanın TCK.nun 43. maddesi uyarınca artırılması,
  • 3- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
  • Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ile Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Ya- sanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 05.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY 8. CD., E. 2017/24565 K. 2018/9260 T. 17.9.2018

Sanığın suçlamayı kabul etmeyerek, şifresiz modem kullanıldığından hattının başkaları tarafından girilip kullanılmış olabileceğine ilişkin savunması karşısında; bildirilen IP numaralarının bağlı bulunduğu internet hattında ne özellikte modem kullanıldığı, şifreli olup olmadığı, modemden başka kullanıcıların internete bağlanılıp bağlanılmadığının belirlenmesi açısından ilgili internet sağlayıcısından bilgi istenmesi ve sanığa ait bilgisayar getirtilip uzman bilirkişi tarafından LOG kayıtları incelenerek sonucuna göre, katılana ait mail adresinin şifresinin değiştirilmesi halinde eyleminin TCK.nun 244/2. maddesinden tanımlanan suçun oluşacağı da dikkate alınarak hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırmaya dayanarak yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,17.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.


YARGITAY 8. CD., E. 2016/11942 K. 2017/6645 T. 7.6.2017

İnternette online olarak oynanan knight online isimli oyunu oynadığını, bahse konu oyunda şikayetçinin gam closee isimli oyun karakterinin 12.02.2013 tarihinde tanımadığı şahıslar tarafından çalındığından bahisle açılan davada, sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmediği, oyun sırasında bazı oyun karakterlerinin şifresiz olduğu, bazılarının da internetteki sitelerden bedava temin edildiğini belirtmesi, suç tarihinde şikayetçinin kullanıcı adı ve şifresiyle oyuna giriş yapılıp yapılmadığının, savunmada belirtilen hususlarda tespit edilip, çalındığı iddia edilen oyun karakterine ait sanal eşyaların suç tarihinden itibaren kimin kullanımında olduğu araştırılarak tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Makaleye katkılarından dolayı Av. Cüneyd Altıparmak'a teşekkür ederiz.

Bu içeriğe tepkini gösterebilirsin! 👍 4 / 5 (2 değerlendirme)

2 kişi bu içerik hakkında tepkilerini gösterdi. Sen de tepkini göstererek yazarlarımıza geri bildirim verebilirsin.

Yorumunuz

    Son Yorumlar

    Site Ayarları
    • Tema Seçeneği
    • Site Sesleri
    • Bildirimler
    • Özel Mesaj Al