birliktesatalim
reklam
reklam

Kahvaltı: Bir Pazarlama Stratejisi

Birazdan okuyacaklarınıza kızabilirsiniz. Doğrusu ben de ilk öğrendiğimde kabullenmek istemedim ve içerimde yangınlar yandı. O nedenle baştan belirteyim. Ben kahvaltıya aşık bir insanım, güzel bir kahvaltıyla başlayan günüm genellikle kötü geçmez ve çok keyifli olurum. Bu bazen lezzeti yerinde bir karışık tost, bazense bol çeşitli bir öğün olabilir hiç fark etmez. Kahvaltı benim favori öğünüm ve eminim ki yalnız değilim. Şimdi, gelelim sadede.

Söylemekte fayda var. Kahvaltı elbette tek başına bir pazarlama stratejisi değil. Zaten ulusal ve küresel pazarlama yöntemlerinden çok daha önce de insanlar kahvaltı yapıyordu. Özellikle yaşadığımız coğrafyada ve bu coğrafyanın sabah masalarında bu konuda ne kadar gelişmiş bir mutfağımız olduğu da açıkça görülebiliyor. Bu yazı konusunu, kahvaltının ‘günün en önemli öğünü’ olmasının bir pazarlama stratejisi olmasından alıyor. Nasıl mı?

Kahvaltı Günün En Önemli Öğünüdür

Bu sözün Kellogg’s isimli ünlü mısır gevreği firmasının bir pazarlama stratejisi olduğunu duymuş muydunuz? Kahvaltı 1950’li yıllarda yürütülen pazarlama stratejisine kadar insanlar için en önemli öğün olarak görülmüyordu. Besin değeri yüksek bir kahvaltı yapıyorsanız ve diğer öğünlerinizde yediklerinize daha az dikkat ediyorsanız sizin için kahvaltı gerçekten de günün en önemli öğünü olabilir. Ancak bunun dünyanın her yerinde ve herkes için geçerli bir önerme olmadığını söyleyelim.

Özellikle Britanya’da insanlar oldukça yüksek kalori değerli ve pek de sağlıklı diyemeyeceğimiz bir kahvaltıyı tercih ediyor. Bununla birlikte Fransa’da kruvasan ve Amerika’daysa düz bir kahve kahvaltı için yeterli olabiliyor. Yani sabit bir geçerlilik yok. Bu pazarlama kampanyasının ulaştığı her ülkede insanlar muhtemelen kendi kahvaltı yapma biçimlerini günün en önemli öğünü olarak değerlendiriyorlar ancak bu doğru değil.

Kellogg’s, özellikle Amerika ve Avrupa’da insanların kahvaltı alışkanlıklarını değiştirmek ve ürünlerinin sağlılığını göstermek için böyle bir kampanya yürütmeye koyulmuş. Ancak dönemi düşünecek olursanız yürütülen her türlü pazarlama faaliyetinin yüksek geri dönüşleri de beraberinde getirdiğini görebilirsiniz. Marka başlangıçta kahvaltı yapmamanın ülkedeki obezite rahatsızlığının ana nedenlerinden olduğunun üzerine durmuş. Doğrusu muhtemelen araştırmalar da yapmışlar çünkü ABD’nin çeşitli eyaletlerinde kahvaltı ve aşırı kilolu insanlar arasında bir bağlantı da kurulabilmiş. Ancak daha önce söylediğimiz gibi bu geçerli bir argüman sayılamaz çünkü rotamızı ABD yerine İngiltere’ye çevirdiğimizde sonuçlar değişiyor.

Gerçek Bir Kahvaltıcı, Sınır Tanımaz

Doğrusu bu konuyu öğrendiğimde kabullenmek istememiş olsam ve sonrasında acı gerçekle barışsam da kahvaltı öğününe karşı soğudum söylenemez. Ben zaten çok sağlıklı ve önemli olmasından öte keyfini sevdiğim için vurgunuydum kendisinin. Durum sizin için de değişmesin. Zaten çoğumuz hızlı başlayan bir sabahta, kahvaltıya vakit ayıramadan öğlen ve hatta akşam yemeğine sarkıtabiliyorduk günün ilk yemeklerini. Farkındaysanız çok da bir şey kaybetmiyoruz bunu yaparken. Gerçek yüzümüze yeni çarpılıyor o kadar.

Kahvaltı ve günün diğer öğünleriyle ilgili görüşlerinizi ve yorumlarınızı bizimle paylaşırsanız çok seviniriz. Sağlıcakla kalın.

Bu içeriğe tepkini gösterebilirsin! 👍 3.67 / 5 (3 değerlendirme)

3 kişi bu içerik hakkında tepkilerini gösterdi. Sen de tepkini göstererek yazarlarımıza geri bildirim verebilirsin.

Yorumunuz

Yorum yapmak için giriş yapın.

    Son Yorumlar

    Site Ayarları
    • Tema Seçeneği
    • Site Sesleri
    • Bildirimler
    • Özel Mesaj Al