reklam



1bosluk



smm panel

Karanlık Tema mı? Yoksa Gece Işığı Modu mu?

Işıl ışıl parlayan, bembeyaz ekranlar geçmişte belki hiçbirimizi çok rahatsız etmiyordu. Sonuçta günün bazı saatlerinde bilgisayarda, bazı saatlerinde de televizyonlarda görüyorduk geçiyordu. Fakat bugün akıllı telefonlarla birlikte ekranlara baktığımız saatler uzadı da uzadı ve göz rahatsızlıklarını beraberinde getirdi.

Bu rahatsızlıklardan en çok kendisini göstereni ve pek çoğumuzu etkisi altına alanı göz kuruluğu diyebiliriz. Rahatsızlığın ortaya çıkmasının en büyük sebebi uzun periyotlar arasında göz kırpmıyor olmamız ve çözümüyse basit göz damlalarından geçiyor. Ancak en baştan böyle bir dert yaşamama şansımız varken neden kendimize bu eziyeti çektirelim ki? İşte bu noktada da elimizde birkaç farklı kozumuz var. Siteleri, uygulamaları, cihazları karanlık temalar ile kullanmak, cihazın ekran parlaklığını düşürmek ya da gece ışığı modunu aktif hale getirmek. Ekran parlaklığını rahatsız olduğumuz her an düşürebiliyoruz, bu nedenle bu seçeneği kıyasa dâhil etmeyelim ancak karanlık mod ve gece ışığı modu arasında ufak bir kıyaslama yapalım olur mu?

Karanlık Tema Aslında Sorunları Çözmüyor?

Elbette aydınlık ve bol beyaz ışıklı ekranlara göre daha iyi bir çözüm olduğu açık. Ancak karanlık temanın göz kuruluğu, göz tansiyonu gibi konularda problemimizi çözmesi de pek kolay değil. Sonuç olarak içerikte yer alan beyaz ağırlıklı fotoğrafları yine görebiliyoruz ve ışık miktarı yine sıklıkla artabiliyor. Küçük bir örnek olarak Instagram’ı karanlık modda kullandığımızı düşünelim. Bu tercihimiz story’lerin gözümüze patlamasıyla ilgili bize yardımcı olabiliyor mu? Hah, tekrardan söyleyelim hiç yoktan iyidir. Ancak asıl problem olan mavi ışık sorununu çözmüyor. Gözümüzü asıl hasta eden şey dijital kaynaklı yayılan bu ışık türü. Diğer renkleri (özellikle de aydınlık olanları) verebilmek amacıyla kullanılan bu ışık göze verilen zararın en büyük sebebi.

Göz Sağlığı İçin Verimli Olan Gece Işığı Modu

Eğer amacımız gözümüzün sağlığını garanti altına almaksa, kullanmamız gereken mod da oldukça açık. Gece ışığı ayarlarıyla kullandığımız ekranlarımızda, sistem yazılımsal olarak mavi ışığı azaltıyor ve daha sarıya çalan bir görüntüyle bizi baş başa bırakıyor. Bu biraz eskitilmiş gibi görünen ışık gözümüzü yormuyor, göz kapaklarımızı daha sık indirmemize neden oluyor ve yaşayabileceğimiz göz tansiyonu ya da kuruluğu gibi problemleri ortadan kaldırıyor.

Günümüzde akıllı telefonlar ve Windows 10 gibi işletim sistemlerince verimli bir biçimde kullanılan bu ayarlara, fiziksel bir ürünle ulaşmamız da mümkün. Gözümüze sıçrayabilecek mavi ışıkları engellemek gibi bir misyon üstlenen gözlüklere pek çok optik zincirinde ulaşabiliyoruz. Sağlığımıza nazaran oldukça verilebilir ücretlendirmeleri bulunan bu gözlükler sayesinde karşısına geçtiğimiz her ekranda gece ışığı ayarı yapmak zorunda kalmıyoruz. Daha önce kullanma şansı bulduğum bu ürünler çoğunlukla malzeme kalitesi yönünden de oldukça iyi durumda oluyorlar doğrusu.

Siz cihazlarınızı hangi yolla gözünüze daha az zarar vereceği şekilde kullanıyorsunuz? Yorumlarda bizimle paylaşırsanız seviniriz efenim.

Bu içeriğe tepkini gösterebilirsin! 👍 5 / 5 (3 değerlendirme)

3 kişi bu içerik hakkında tepkilerini gösterdi. Sen de tepkini göstererek yazarlarımıza geri bildirim verebilirsin.

Yorumunuz

Yorum yapmak için giriş yapın.

    Son Yorumlar

    Site Ayarları
    • Tema Seçeneği
    • Site Sesleri
    • Bildirimler
    • Özel Mesaj Al