birliktesatalim
reklam
reklam

Ekşi Sözlük Yazarlarının Mağduriyeti: Unutulma Hakkı

Türkiye’nin en çok eleştirilen gruplarından birisi kesinlikle Ekşi Sözlük yazarlarıdır. Yazar alımlarının çok güç yapıldığı platformda, üyeler başlıklara yazdıkları girdiler ile yeri geliyor gündeme yön veriyorlar. Bununla birlikte ülkemizin en yüksek trafik alan internet sitelerinden birisi de Ekşi Sözlük.

Sözlüğün yazar grubu, ülkenin entelektüel güruhundan da pek çok insanı içinde barındırıyor ve sözlüğü bu insanlar için kullanışlı kılan noktalardan birisi de anonim olabilme özgürlüğü diyebiliriz. Ancak bu aynı zamanda bir problemi de beraberinde getirebiliyor. Eleştirel yorumların yanı sıra hakaret ve karalama kampanyaları da bu anonim olma durumu sayesinde kolayca yapılabiliyor. Şahsen sözlüğün bir yazarı olarak ben tüm bunlara ‘ifade özgürlüğü’ diyebiliyorum ancak olay elbette benim söylemimle bitmiyor. İşte işler zaten tam olarak bu noktada geriliyor ve sıkıntılı bir paradoks başlıyor.

Unutulma Hakkı Paradoksun Asıl Kaynağı

Unutulma Hakkı, -bilmeyen okurlarımız için- hukuki bir durumdur. Hakkımızda bizden izinsiz bir şekilde yazılıp çizilen sayfalara karşı bu hakkı kullanarak yasal süreç başlatabiliriz ve sayfa erişim engeli alabilir ya da internet sitesi bu paylaşımları kaldırabilir. Buna benzer durumlar Instagram, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya siteleri için çok efektif bir şekilde kullanılamıyor olsa da, ülkemizde yer alan internet siteleri için oldukça verimli bir şekilde kullanılabiliyor.

Bu hak aslında dünyanın pek çok yerinde anayasalara girmiş, altı oldukça dolu bir hak. Ancak diğer bir yandan da kamu yararı gözetilen gündem maddelerinde bile kullanılabiliyor olması, tüzel kişilerin (yani şirketlerin) de bu haktan faydalanabiliyor olması önemli bir sorunu beraberinde getiriyor. İsteyen, kendisi hakkındaki bir eleştiriyi sözlükten sildirebiliyor ve büyük bir hata dahi yapmış olsa pürü pak bir şekilde ortaya çıkabiliyor. Bu büyük bir paradoks gerçekten… Bu unutulma hakkı hiç söz konusu olmasa çok fazla insan karalama kampanyaları sonucunda mağdur sınıfına düşebilirdi. Ancak bugünkü haliyle de basit eleştirilerini dile getirmeye çalışan Ekşi Sözlük üyelerinin ifade özgürlüğü hakkı ellerinden alınıyor. Daha önce pek çok politikacının hakkındaki bütün girdilerin silindiğini sık sık görmüştük. Avukatlar ve danışmanlar bu durumu gerçekten de suiistimal edebiliyorlar. Bu da en basit şekliyle söylemek gerekirse yürek burkucu diyebiliriz.

Kamu Yararı Durumu

Bu noktada hem biraz teknik, hem de biraz etik bir alt başlığı da konuşmamız gerekiyor. Ekşi Sözlük yazarları aslında ‘Vatandaş Gazeteciliği’ de yürütüyorlar. Belki kendileri de pek farkında değiller ancak bir gündem maddesinin kamu yararına bir şekilde daha fazla insan tarafından duyulmasına olanak sağlıyorlar. Dolayısıyla sorunlu yürüyen bir sistem de olsa ortada bariz bir ifade ve basın özgürlüğü durumu var. Yani her girdinin kaldırılıyor olması bu nedenle hiç etik değil.

Bu noktada işin yargı makamında bittiğini söyleyebiliriz. Hâkim ve savcılaran bilirkişi raporlarıyla birlikte hareket ederek, önlerine gelen her ‘Unutulma Hakkı’ başlıklı dosyayı işleme almamaları gerekiyor. Eh bunu söylemek de "4. kuvvet ‘Medya’ diyorsak" biraz benim de hakkım değil mi? Sonuç olarak basın ve medya aynı zamanda bir denetim mekanizmasıdır.

Girdilerin silinmesiyle ilgili siz ne düşünüyorsunuz? Sizin ya da şirketinizin hakkında bir eleştiri bulunsa kaldırılmasını talep eder miydiniz? Yorumlarda görüşelim.

Bu içeriğe tepkini gösterebilirsin! 👍 4.33 / 5 (3 değerlendirme)

3 kişi bu içerik hakkında tepkilerini gösterdi. Sen de tepkini göstererek yazarlarımıza geri bildirim verebilirsin.

Yorumunuz

Yorum yapmak için giriş yapın.

    Son Yorumlar

    Site Ayarları
    • Tema Seçeneği
    • Site Sesleri
    • Bildirimler
    • Özel Mesaj Al