Giriş Yap / Kayıt Ol

Simya, doğanın ilkel veya modern yollarla, bir doğaüstü amaç, ölümsüzlük ya da zenginlik hedefiyle test edilmesine verilen addır. Simya bünyesinde kimya ve fizik bilimlerine yer verirken yine bu bilimlerin gelişmesine de yardımcı olmuştur ancak Simya teriminin bir bilim dalı olmadığını da söylemek gerekir. İnsanlığın bu terimle en az 2500 yıldır bir arada olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca simya günümüzde tıp, astroloji, mistisizm ve spiritüalizm gibi alanları da kendi amaçları için kullanabilir ya da bu dallara hizmet edebilir. Simyanın eş anlamlısı ‘alşimi’ kelimesidir. Simya ile uğraşan kişilere simyacı adı verilmekte. Değersiz ya da altına göre daha az değerli olan maddeleri altına dönüştürmek simyanın temel hedefleri arasında yer alır ve simyacılar buna yönelik olarak binlerce yıldır çalışmaktalardır.

Ayrıca simyacılar ölümsüzlük iksiri arayışlarını da sürdürmüşlerdir. Sonsuz yaşam simya alanının ilgisini her daim çekmeyi başarmıştır. Bilim dünyasında işe yarar adımların atılmasına olanak sağlayan simyanın, bu noktadaki ilerlemesinde simyacıların arayışlarında kullandıkları deneme yanılma yöntemi önemli rol oynamaktadır. Simyacılar yöntemlerinin neticesinde bugün varlığını bildiğimiz pek çok maddenin adını da koymuşlardır.

Alşimi diğer bir yandan tüm denemelerinde ruhani bir yöne de sahiptir. Ruhsal bütünlüğü ve yüceliği sağlamanın ölümsüzlüğün kapılarını aralayacağına inanan simyacılar bulunmaktadır. Ayrıca yine simya tarihine göz attığımızda kimi simyacıların nesnelerin ruhu olduğuna inandığını da görebilmekteyiz.

Simya Ne ile Uğraşır

Simya insanların ve nesnelerin ruhlarını yüceltmekle uğraşır. Bu yolda yürüyen simyacıların en önem verdikleri metalin altın olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Simyacılar için ölümsüz ve sonsuz yaşamın da kıymetinden bahsedilebilir. Çeşitli maddeler ve insan ruhuna yönelik yaptıkları deneylerle ölümsüzlüğe ulaşmayı hedefledikleri çalışmalar yürütmüşlerdir.

Simya Ne İşe Yarar?

Kimya ve fizik gibi bilim dallarının ortaya çıkmasında ve hatta gelişmelerinde simyanın payı önemli bir boyuttadır. Her ne kadar bilimin amaç ve gayelerinden bağımsız olsa da kullandığı metot ve diğer kıstaslarla bilim adamlarının gözlem yapmasına olanak sağlamış ve filozofların sorduğu, sorabildiği sorulara yanıtlar verebilmiştir.

Simya bir bilim dalı değildir, ancak deneylerinde civa, sönmüş kireç ve asit gibi maddeleri kullanırlar. Bu sayede bu maddelerin, hangi maddelerle ne gibi etkileşimlere girdiğini bugün daha iyi bilebiliyoruz ve bilimin bu konuda tekrar tekrar benzer deneyler yapmasına da gerek kalmamakta.

Ancak simyanın diğer bir yandan da tehlikeli bir alan olduğunu unutmamak gerekir. Simyacılar yüzlerce ve hatta binlerce yıldır kendi denemelerinde, denek olarak kendilerini kullanmaktan çekinmemiş ve bu yüzden civa gibi tehlikeli maddelerden ötürü hayatlarını kaybetmişlerdir.

Simya alanının ve simyacıların en büyük başarıları arasında barutun bulunması ve optik alanındaki başarıları da yer almaktadır. Her ne kadar teleskobun kim tarafından icat edildiği bilinmese de simyacıların camlar ve optik nesneler üzerinde yaptıkları çalışmaların etkili olduğu düşünülmektedir. Çünkü geçmişe baktığımızda teleskobun bir patentinin bulunmadığı da görülmektedir.

Aklına bir soru mu takıldı? O zaman uzmana sor:

WM Aracı Maskotu Boa WM Aracı © 2010 - 2021
Bir Paşa Bilişim markası.
Cesur.NETWM Aracı Cesur.NET İnternet Teknolojileri'nde güvenle barınmaktadır.